not allowed - Türkçe İngilizce Sözlük

not allowed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"not allowed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Bilgisayar
not allowed expr. izin verilmiyor
We were not allowed to see her because she was in prison.
Onu görmemize izin verilmedi çünkü o hapisteydi.

More Sentences

"not allowed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
İfadeler
girls not allowed expr. kızların girmesi yasaktır
girls not allowed expr. kızlar giremez
food and drink are not allowed expr. yiyecek ve içecek ile girilmez
food and drink are not allowed expr. yiyecek ve içecek ile girmek yasaktır
phones not allowed expr. telefonla girilmez
pets not allowed expr. evcil hayvan giremez
children are not allowed expr. çocuklar giremez
Konuşma
you are not allowed expr. iznin yok
Turizm
swimming not allowed i. yüzmek yasaktır
Trafik
parking not allowed expr. park yapılmaz
parking not allowed expr. park yasaktır
motorized vehicles are not allowed expr. motorlu taşıt giremez
motorised vehicles are not allowed expr. motorlu taşıt giremez